|
Türkiye İhracatçılar Meclisi(TİM) Başkanı Mehmet BÜYÜKEKŞİ, Şubat ayı ihracat rakamlarını, Ordu'da düzenlediği toplantıda açıkladı. TİM verilerine göre, Şubat ayında ihracat, 2009 yılının aynı ayına göre yüzde 20,34 artışla, 8 milyar 227 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
Belde Otel'de düzenlenen toplantıya Vali Orhan DÜZGÜN, Belediye Başkanı Seyit TORUN, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Haluk KEFELİOĞLU, daire müdürleri ve ihracatçılar katıldı. TİM Başkanı Mehmet BÜYÜKEKŞİ, ihracat açıklamalarını ülke tarihinin ilginç dönemlerinden birinde yaptıklarını belirterek, "Yaşadığımız ve tanığı olduğumuz şeyler, kimsenin bu benim işim değil diyerek üzerine fikir yürütmekten imtina edebileceği meseleler değil. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, her vatandaşını çok yakından ilgilendiren bir değişim geçiriyor" dedi.
BÜYÜKEKŞİ, yaşanan gelişmeleri üç kırmızı çizgide ele aldıklarını belirterek, "Kopenhag Kriterleri çağdaş demokrasinin temellerini belirliyor: Bunlardan birincisi, milletin kayıtsız şartsız egemen olduğu çağdaş, laik bir demokrasiye sahip olmaktır. Bunun kriterleri evrensel düzeyde Kopenhag kriterleri olarak belirlenmiştir. Kimsenin Amerika'yı yeniden keşfetmesine, kendi keyfiyeti ile kriter belirlemesine gerek yoktur. Biz tüm dünyaya bu kriterlere uymak için gereğini yapacağımız beyan etmiş bir ulusuz. Çağdaş demokrasi, kurum ve kuruluşları ile demokratik bir devletin nasıl olması gerektiğini belirlemiştir. Herkes pozisyonunu, hizasını buradan almak durumundadır. Bu noktada ama'larla, fakat'larla, biz farklıyız, bize uymaz'larla varılacak bir yer yoktur. Yüce Meclis yeni bir Anayasa'nın yapılacağı yerdir: İkinci kırmızı çizgi, hukukun üstünlüğüdür. Hukuku değiştirmek yüce meclisin işidir. 12 Eylül Anayasası'nın Kopenhag kriterlerinden bakıldığından demokratik olmayan hükümler taşıdığı, bir olağan üstü dönem ruhu ile yapıldığı bilenen bir gerçektir. Bunu değiştirmek gereklidir. Bu değişimin adresi yine milletimizin iradesinin tecelli edeceği yüce meclisimizdir. Şunu görmemiz gerekiyor. 12 Eylül düzeninin Türkiye'ye biçtiği elbise dar geliyor. Şimdiye kadar defalarca değişiklikler yapıldı, ama ruhu değişmedi. Demokrasimizi ilerletecek yeni bir anayasa yapma zorunluluğumuz var. Bunun yapılacağı yerde tüm milletimizin temsil ettiği Meclisimizdir. Ancak Hukuk değişene kadar geçerlidir. Hukukun oluşturduğu adaleti tartışabilirsiniz. Ancak üstünlüğünü tartışamazsınız. Kimseyi hukuktan ari ve üstün ilan edemezsiniz. Hukuk karşısında tüm Türkiye vatandaşları hangi mevkiden, hangi meslekten olursa olsun eşitlerdir. Hepimizin hukuka ve onun üstünlüğüne inanmak ve bunu güç ve iktidar mücadelesinin bir parçası yapmaktan kaçınmalıyız. Sağduyunun hakimiyetine ihtiyaç var: Üçüncü kırmızı çizgi sağduyunun hakimiyetidir. Türkiye, herşeyin yeniden tartışılıp değerlendirilebileceği demokratik bir hukuk devletidir. Herkes her konuda fikir yürütebilir. Ancak fikirleri konuşmak, tartışmayı infiale ve bir gerilim politikasına dönüştürmemek, sağduyuya hakim kılmak, farklı düşüncelere fikir muamelesi yapmak ve saygı göstermek hepimizin temel duruşu olmalıdır. Hem muhalefet, hem iktidar, hemde kurumlarımız bu noktada gereken duyarlılığı göstermelidir. Korkuya egemen kılmaya, tansiyonu arttırmaya, çözümsüzlüğü ve kamplaşmayı beslemeye yarayan üsluplardan kaçınmalıyız. Bu ülkenin insanlarına inanalım. Demokrasimizin olgunluk düzeyine güvenelim. Kimsenin bizi bölmeye ve geriye götürmeye gücü yetmez" dedi.
Ordu'nun Gururları
Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından düzenlenen Şubat ayı ihracat rakamlarının açıklandığı toplantı sonunda Karadeniz'de en çok ihracat yapan firmalara plaket verilerek tebrik edildi. Ordu'nun gururu olan firmalar plaketlerini aldı. Plaket alan firmalar arasında Öz Enginyurt firmasının sahibi Adnan Enginyurt, Gürsoy Fındık firmasının sahibi Dursun Gürsoy, Poyraz&Poyraz firmasının sahibi Mustafa Poyraz'da yer aldı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin Ordu toplantısında Vali Orhan DÜZGÜN bir konuşma yaparak memnuniyetini dile getirdi. Belde otel toplantı salonunda gerçekleşen toplantıda konuşan Vali Orhan DÜZGÜN, Ordu denince ilk olarak akla fındığın geldiğini söyleyerek, “İhracat ve Ordu kelimesi yan yana gelince tabi akla hemen fındık geliyor. Dünyadaki fındık üretiminin %70’i Türkiye’de. Türkiye’deki fındık üretiminin de 1/3’i Ordu sınırlarımız içerisinde gerçekleştiriliyor. Bir başka değişle dünyanın fındık üretiminin %25’i Ordu İlinde gerçekleştiriliyor. Türkiye’deki iller sıralamasında Ordu’nun ihracat rakamlarına baktığımızda ilk çeyrekte yer almakla birlikte istenilen seviyede olduğunu söylememiz mümkün değil. Çünkü dünya fındık üretiminin %25’inin Orduda olmasına rağmen fındığın ihracat rakamlarına baktığımızda Ordudan yapılan fındık ihracatının Türkiye’dekinin 1/10’i seviyesinde olduğunu görüyoruz. Orduda üretilen fındıklarının bir kısmı, gerçi bu Türkiye’nin kazancıdır çok önemli değil ama, komşu illerden yurt dışına ihraç ediliyor. Belki burada Ordulu iş adamlarımıza daha çok görev düşüyor. Ordu’nun ekonomik olarak kalkınması bakımından daha çok görev düşüyor diye düşünüyorum.”
Programın sonunda en çok ihracat yapan firmalara plaket verilerek tebrik edildi. Firmalar içerisinde Ordulu firmaların olması dikkat çekti. |