|
Kendilerine sorarsanız; tamamen fakir, fukaradan, garibandan yanadırlar. Ama iş çıkarları korumaya geldiğinde tamamen büyük sermayenin yanındadırlar. Bunları neden yazdım? Recep Tayyip Bey bir malumu daha ilan ettiği için!
Recep Tayyip Bey bir alışveriş merkezinin açılışında “artık mahalle bakkallığı devri kapandı, onlar da birleşip süper marketler açsın” demiş! Dünyanın sayılı zengin başbakanlarından Recep Tayyip Bey durup dururken gariban esnafı, işçiyi savunacak değil ya!
Ağzından Avrupa Birliği uyum yasalarını hiç düşürmeyen Recep Tayyip bey her nedense(!) 2006 yılında hazırladığı ‘Alışveriş Merkezleri, Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazalar’ Kanun tasarısı taslağını sümen altı ederek milyonlarca küçük esnaf yerine birkaç holdingi tercih etmiştir. CHP 4 yıldan buyana anılan yasa teklifini yasalaştırmak için büyük bir çaba göstermesine rağmen AKP engelini bir türlü aşamamıştır.
Şehir içersinde birbiri ardına mantar gibi açılan hiper marketler nedeniyle market ve bakkal sahibi esnaf ve tüccar çok zor durumdadır. Esnafımızın bu tür büyük marketlerle rekabet edebilme şansı hiç yoktur. Tuhafiyeden unlu mamullere, hırdavattan kırtasiyeye ve beyaz eşyaya kadar birçok kalemde satışlar yapan bu hiper marketler, esnaf ve tüccarımıza tek tek kepenk kapattırmaya başlamıştır.
Zaten ekonomik krizle mücadele etmeye çalışan esnaf ve tüccarımıza bir darbede bu büyük marketlerden gelmiştir. Kentimizde de maalesef durum böyledir. Piyasadaki tüm nakit para bu hiper marketler tarafından piyasadan çekilmekte ve büyük kentler ile yurtdışına aktarılmaktadır. Böylece esnafımızın ve de tüccarımızın alışveriş edebilme şansı kalmamaktadır.
Bu tür hiper market veya süper marketlerin perakende pazarındaki payları son 13 yılda %10’dan %60’a çıkmıştır. AKP hükümeti bu tür marketlerin şehir dışına taşınması ile ilgili yasa taslağını sümen altı ederek bu duruma kucak açmakta maalesef belediyelerde bu haksız uygulamaya seyirci kalmaktadır.
Bu olayları defalarca televizyon kanallarında anlattık, gazete sütunlarında yazdık ama bizim esnafımızın kafasına bir türlü sokamadık…
Bütün sorun siyasetin finansmanında… Gariban esnafın siyasilere vereceği ne var ki! Halbuki büyük holdinglerin siyasilere verecekleri medya desteğinden tutunda her türlü nakdi yardıma kadar sunacakları bir çoook lütuf var! Onun için benim fakirim, benim, işcim, benim köylüm, benim esnafım diyen AKP; kendisine şikâyette bulunan köylüye “Al ananı da git” diyebiliyor, Tekel işçilerine “Ben tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmem” diyor. Esnafa da “Artık mahalle bakkallığı bitti” diyor.
2002 yılının Mart ayında ABD’ye icazet almaya giderken yanındaki baş danışmanı Cüneyt Zapsu ile Neocon’lar ile görüşürken “beni İstanbul’daki dostlarınıza sorabilirsiniz” diyen Recep Tayyip Beyi Türkiye’deki garipler, fakir, fukaralar tıpkı Necip Fazıl’ın şiirindeki gibi bekliyorlardı;
“Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.”
Beklediler ve de gördüler! Tayyip Bey onların sonu oldu. Verdikleri oylar ile kendi sonlarını hazırladılar.
Hatırlarsınız, Yerel seçimler öncesi, Recep Tayyip Beyin kapatma kararını verdiği 862 Belediyeyi Danıştay’a açmış olduğum bir dava neticesinde tekrar seçimlere girme hakkını kazandırmıştım. Neticesi ne oldu? 862 Belediyenin önemli bir çoğunluğu kendilerini kapatma kararını veren AKP’ye tekrar oy verdi. Şimdilerde de çoğu ağlaşıyor!..
Toplumumuz maalesef bir tuhaf oldu. Kendisine eziyet edenleri, horlayanları, ezenleri sever oldu. Ne acıdır ki ‘nokta kadar menfaatleri için virgül kadar eğilenlerden’ oldu.
Anayasamızın 173. Maddesi; devletin esnaf ve sanatkârlarını koruyup desteklemesini öngörmekte iken, AKP iktidarının ‘devletin bu görevini’ göz ardı ettiğini gören esnafımız hala suskunluğunu koruyabilmektedir.
Fındığımız ile, işçimizin, esnafımızın, köylümüzün yasal hakları ile bu kadar oynayabilen bir AKP iktidarına karşı hala halkımızda bir sessizlik varsa bizde kendilerine “İyi seyirler” diliyoruz ve aşağıdaki iki deyişi onlara armağan ediyoruz:
Bu deyiş AFRİKADAN;
Batılılar geldiklerinde ellerinde incil, bizim elimizde topraklarımız vardı.
Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler.
Gözümüzü açtığımızda ise;
Bizim elimizde incil, onların elinde topraklarımız vardı.
Kenya Kurucu Devlet Başkanı
Bu deyiş de BİZDEN;
A.K.P. geldiğinde elimizde özgürlük, laiklik, Cumhuriyet vardı.
Bize, kömür verdiler, kumanya verdiler, aşevinde yemek verdiler,
Gözümüzü kapayarak tekrar oy atmamızı istediler.
Gözümüzü açtığımızda ise,
Bizim başımızda türban, yüzümüzde sakal, onların elinde ise para ve iktidar vardı…
TC vatandaşı |