|
“Ona (Uğur Mumcu’ya) göre bir gazeteci, varsayımlarla uğraşmamalı ve ideolojik ya da siyasal saplantılarla gerçekleri ve olayları çarpıtmamalı.” Güldal Mumcu
Cinayetleri işleyenler, işletenler, arkasındaki devlet besbelliyken ve davalar görülmüşken nasıl oluyor da, “ideolojik” olarak bile zıt oldukları katilleri, örgütleri bilerek ya da bilmeyerek aklıyorlar?
İdam kararları (yeni yasa gereği müebbet) verilmiş.
Yalnızca Uğur Mumcu’yu, Muammer Aksoy’u, Ahmet Taner Kışlalı’yı mı öldürmüşler?
Şimdi yazanlar, konuşanlar, birer dedektif kesilmişler; ama Bahriye Üçok’u, Gaffar Okkan’ı, Turan Dursun’u, Çetin Emeç’i unutuverdiler.
Yabancı elçilik görevlilerini, İranlı mültecileri, Güneydoğu Anadolu’da pek çok insanı, rakip gördükleri eski yoldaşları İzzeddin Yıldırım ve Dava elemanlarını… Yayın yoluyla hedef gösterilmiş olanlar: Musa Anter, Yargıç Mustafa Yücel Özbilgin’i, Avukat Ali Günday…
San ki sözbirliği etmişler; “17 yıldır aydınlatılmayan cinayet” deyip geçiyorlar!
TBMM Başkan Vekili Güldal Mumcu, Uğur Mumcu’nun gazetecilik anlayışını yazıyor 24 Ocak 2010’dan beri Cumhuriyet’te ve diyor ki
“Ona (Uğur Mumcu’ya) göre bir gazeteci, varsayımlarla uğraşmamalı ve ideolojik ya da siyasal saplantılarla gerçekleri ve olayları çarpıtmamalı.”
Anlaşıldı ki Uğur Mumcu’nun arkadaşı olmakla övünen pek çok gazetecinin dahi dertleri gerçeklerin ortaya çıkması değilmiş! Varsayımlar bir yana ortadakini, kanıtları da görmek istememişler!
Bırakın bir yana dava dosyalarını incelemeyi; 2000 Mayıs’ından beri kendi gazetelerinin haberlerine bile bakmamışlar! Yöneteni de, yönetileni de düşler dünyasında gölge boksundalar.
Dosyaları, yayınları, yurtiçi-yurtdışı cinayetleri görmezden gelip, sırf ABD’ye muhalifim diye İran’ı aklayamam ki! Sözü uzatmaya, kişileri ayrıştırmaya zaman kalmadı; en iyisi hesabı toptan görmek
24 OCAK
Onur yerde geziyor,
gurur parçalanmış
Ayyıldız, 12 yıldıza kurban
Amerikan bandırası limanlarda
Amerikan kartalı göklerde
müritler ince hesaplarda
onlar anıyor Uğur Mumcu'yu
dosyaları açan yok
satırınsa bini bir para
yazıyorlar
sızlanıyorlar
ağlıyorlar
sızıyorlar
(24 Ocak 2005)
ENTEL-İBRE
Az bizden yana dönünce ibre
onlar önümüzde bayrak olurlar
satacakları sözler ezberlerinde
her satır müşteriye göre
oturulacak sofralar belli
o gece liberalleşirler
öteki gece Kemalist
Cumaya ılımlı Müslüman
akşama Avrupacı demokrat
sosyalist oluverir ertesi gün
üç gün evveli özelleştirmeci
bugün en sıkı devletçi
adamına göre yazarlar
şiirler sofraya uygun dizilir
24 Ocak 2010
Bu posta adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|