|
Koca bir yılı daha geride bıraktık... 2009’un arşivine şöyle bir göz gezdirince ne zor bir yılı geride bıraktığımıza da tanık oldum... Neler olmuş, kimler gelip geçmiş değerlendirirken, ‘yazık olmuş koca yıla’ demeden de duramadım.
Niye mi? Çünkü; 2009’a baktığımızda Ordu’nun koca bir yılının boş vaad ve hayallerle harcandığını görüyoruz. Bir Vali’nin (Pisuvarcı Ali Kaban) gündemi nasıl hayallerle kurup, çevresinde oluşturduğu mutlu ve sadık azınlıkla koca bir yılı boş işlerle geçirdiğini görüyoruz.
“Hayallerim” başlığı altında Valiliğin resmi sitesinde de yayınladığı hedeflerini resmi görevlerinin dışına taşıran Vali Ali Kaban, tamamen hükümet tasarrufu olan havaalanı, fındık, çevre yolu, Akdeniz Yolu gibi boyundan ve yetkisinden büyük işlerle uğraşarak koca yılın tamamına yakınını heba etti.
Gelin 2009 yılını heba eden Vali Ali Kaban’ın icraatlarına bir bakalım;
* Basına haber alma, kaymakam ve kurum amirlerine bilgi verme yasağı getirerek Anayasa ile güvence altında bulunan basın özgürlüğünü ihlal!
* Ulubey’de kürsüde konuşan yaşlı bir bayan emekli öğretmenin üzerine yürüyerek hakaret etmek!
* Milli Bayramlarımızın hiç biri ile ilgili kutlama mesajı yayınlamamak, 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinliklerine katılmamak!
* Dinimize ters diyerek cami tuvaletlerindeki pisuvarları söktürmek, ilimizin adını kötü bir şekilde gündeme getirmek!
* Camilerde okunacak hutbelere müdahale etmek! Hutbeden Atatürk’ün isminin ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın çıkarılmasına göz yummak!
* Ordu Üniversitesi’nin Tıp Fakültesi çalışmalarını Medical Park Ordu Hastanesi’nin alınmasını engellemek suretiyle baltalamak!
* Müftüye baskı uygulamak. Kurumun çalışmasını baltalayarak emekliliğe zorlamak!
* Vali konağı arkasındaki gençlerin oturduğu bankları zorla kaldırtmak, aydınlatmaları kapatmak!
* Gürültü yapıyorlar diyerek gençlerin oynadığı basketbol potalarını söktürmek ve sokağa itmek!
* Eşinin telkiniyle evcil hayvan sahiplerine ceza kestirmek, soruşturma açtırmak!
* Ankara’daki Ordulular Vakfını polis zoruyla sokağa atmak,
* Açılım adı altında PKK’lı teröristler devlet eliyle dağdan indirilirken, onların şehit ettiklerinin kurduğu Ordu’daki Polis Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği’ni devlete ait binadan dışarı atmak!
* Kömür ihalelerini gerekçesiz durdurarak devleti 4,5 trilyon lira zarara uğratmak!
* Cumhuriyet Eğitim Müzesi’ni kapatmak!
* “Silah ruhsatına karşıyım” açıklamasına rağmen onlarca kişiye ruhsat vermek ve kanuna aykırı olarak ruhsat sayısını saklamak!
* Merkezi ezan sistemini ilimizde iptal ederek, bir çok camide ezanların susmasına neden olmak!
* Çağdaşlığı “çağdışı safsata” olarak yorumlamak!
* Tarım İl Müdürünün resmi faaliyet raporu kitabından Atatürk’ün resmini çıkartmasına göz yummak!
İşte koca bir yılın 10 ayını hayalleri ve çağ dışı uygulamaları ile heba eden bir Vali... Şimdi bu çağdışı yasaklarının tamamına yakını kalktı... Bir Cumhuriyet Müzemiz hala ortada yok.
O’nun alınmasını engellediği, ‘Tıp Fakültesi için uygun değil’ dediği Medical Park Ordu Hastanesi bugün açıldı ve daha 4. ayında bölgenin en büyük, Türkiye’nin ise 22’inci en iyi hastanesi seçildi.
Vali Ali Kaban hayaller peşinde koşarken başta Tıp Fakültesi olmak üzere birçok önemli hizmetin gelmesini engellemiştir. Bununla kalmayıp çağ dışı uygulamaları ile Türkiye’nin aydınlık yüzü ilimizin adını da olumsuz bir şekil-de kamuoyunda tartışmaya sokmuştur.
İşte 2009 yılı böyle geçti... İşte biz de 2009 yılında ne yazık ki güzel haberler yerine pisuvarcı Valinin alay haline gelen uygulamalarını, devlete verdiği zararları yazmışız. Güzel haberlerden çok.. Yani bir anlamda görevimizi yapmışız...
Kömürden devleti 4,5 milyon TL zarara uğrattı göz yummadık. “Bu yetim hakkının hesabını da ver Sayın Vali!” başlığıyla manşetimize taşıdık. Baktık ki inkar ediyor; “Bu 4,5 trilyonun hesabını sorun!” diye 1,5 ay sonra bir manşet daha attık.
Turnasuyu ve Melet ırmağındaki yağmaların da peşini bırakmadık. Atatürk’ün müdürlüğün resmi internet sitesi ile yayın organlarından resmini kaldırtan Tarım İl Müdürünü de biz yazdık. Hacı Valinin Müftüye yaptığı yaptığı istifasına kadar uzanan zulmü de yazdık. Vali bey ve eşi gürültüden rahatsız olduğu için okul bahçesindeki basketbol potalarını söktürmesini, gençlerin oturduğu bankları kaldırtmalarına da seyirci kalmadık. Vali Kaban’ın belirlediği hutbe komisyonun 30 Ağustos hutbesinden Atatürk’ün ismini çıkartmasına da sessiz kalmadık, merkezi sisteme son vererek köylerdeki ezanları susturmasına da! Ordu Yağ Sanayi’nin akıl almaz yollarla adrese teslim satışına da aylarca manşetlerimize taşıdık. Kültür ve Turizm eski Müdürü Muzaffer Günay’ın korsan yayın nedeniyle aldığı cezaları da kamuoyu bizden öğrendi. Ordu basınına sansür koyan eski Vali Ali Kaban’ın basın özgürlüğü gününde yayınladığı kutlama mesajını da yutmadık ve olayı “Sansürcü Vali basında sansürün kaldırılışını kutladı” başlığıyla sütunlarımıza taşıdık.
Kimse kusura bakmasın ama birileri pisuvarcı Vali’nin hayalleri ve hayranları ile uğraşırken, biz gerçekleri yazmışız...
Bu yıl güzel haberler vermek dileği ile.. |